REFERANDUM ÖTESİ POLİTİK KESTİRMLER…/Orhan Karakuş…

Irkçılık ve dinciliğin panzehiri fütuhat ile  büyük yürüyüş…
16 Nisan 2017 tarihinde yapılacak referandum daha şimdiden dünyada absürd, içeride ise toplumsal hatlarda gerilim ve yapısal yeni bölüntülere neden oldu.16 yıl süren değişik AKP hükümetleri döneminde Türkiye bir bütün olarak sarsılmakta; ekonomik ,sosyal ve siyasi alanlarda tahripkar odaklar oluşmaktadır. Dünya kapitalist sistem krizi ile bağlantılı 15 Temmuz darbe teşebbüsü ve ayrılıkçı teröre karşı uygulanan  tedbirler  meşru zeminden kopmakta, OHAL hukuksuzluğu ile toplumsal birliğin  temeli  de bozulmaktadır. Gelir adaletsizliği ve ekonomide belirli çevrelerin kayrılması, devlet organlarında militan yandaşlık seçiliminde tekdüze ve  mezhebe dayalı cemaatçi farklı yapılanışlar oluşmaktadır .Ehliyet ve liyakatin yanında kamusal ahenk de yitirilmekte dolayısı ile sosyal dokuda faşizan  bir parti kültü öne çıkmaktadır. Sadece ülkemizde değil tüm yeryüzünde mülkiyetçi sistemi aşabilecek adil bir gelişim modeli inşa edilemediğinden toplumsal refah ve huzura artıracak, doğa ile uyumlu kalkınma da sağlanamamaktadır.Neo-libarelizmin rantçı ve  kaynak tüketimine dayalı ikameci ve taşeron üretim modeli  için özelleştirme furyası ile merkez dışı ülkelere finans oligarşisinin programı dayatılmakta ve bu ülkelerin tüm doğal kaynakları talan edilmektedir.Toplumsal karmaşanın artığı, gelir adaletinin sağlanamadığı bu kaotik dönemde,Akdeniz kuşağı ülkelerinde derinleşen sosyal krizler, Büyük Ortadoğu projesi ile istikrarsızlaştırılan Kuzey Afrika’da rejim değişiklileri , yakınımızda Irak’ın işgali ve parçalanması ile Suriye’yi bölme politikaları , Çin ve Kuzey Kore ile gerilim, Ukrayna’da süren iç savaş kısaca dört bir yanımızla kotik bir ortamdayız. ABD seçimleri ile uç veren “Trumpi politikalar” salvosu Avrupa’ya da sirayet etmektedir.İç zafiyetleri kritik madde kaynaklarının talanı için kaşınan ve yıkıma uğratılan yakın coğrafyamızda bir çok devlet, sahada bağlantılı olduğu yapılarla terörizme bulaşmakta , fiilen yaşanan karmaşık çatışmalar  ile sadece bölgemizde değil tüm yeryüzünde savaş rüzgarları esmektedir. Algı çarpıtmaları ve dezenformasyonla yürütülen psikolojik harp sonucu kadim kültürelin damıtığı inanış farklıklarına saygı temelindeki esnek hoşgörü ile tüm halik olmuşlarla bir ardalığın uyumu olan yurtseverlik ; şoven millicilik ile çarpıtılmakta ırki tonlamanın ve dinci sığlığın taassubu ortalığı kaplamaktadır. Coğrafyamızdan ağrı kültürelin yoğurduğu ,beşeri ve coğrafi bağların ördüğü insan kardeşliğinin gönülleri fetih eden bir fütuhat ile yeniden kurulması gerekmektedir.
Avrasya’dan ağrı demlenen “sulh yapıcı irade” yok edilmek isteniyor…
Dünyanın kaotik durumundan çıkış için insanlığın her cihette Hakk’ı bulması  ve doğal gidişatta hakkaniyetin adaletle sağlanmasını gerektirmektedir.Yeryüzünün doğal kaynakları ve insanların emeği gelişmiş kapitalist tekellerin fütursuz sömürüsüne mahzar olmaktadır.Dünya malına doymak bilmeyen haris ruhların mafiil kuruluşları, görünür temsili yapıları kullanarak paranın hükümranlığını yeryüzüne yaymakta ve uygulamaları ile herkesi  köleliğe icbar ve  mecbur etmektedirler.Dünyadaki gidişata göbeğinden bağlı  farklı ülkelerin sermaye çevreleri ve yönetim elitleri de aynı cihette hareket etmektedirler. Uygulanan  vahşi ve vicdansız politikalar ile toplumlarda kaynaşma ve dayanışma ruhu ile birlik ve dirlik dumura uğratılmakta,  pek çok alanda dışarıdan geliştirilen üst tuzaklamalara düşülmektedir. Türkiye’de   referanduma sunulan  anaysa değişikliği  ile “sultanlık”  dayatması  ise geleceğimizde kaynaşmadan çok ayrışma ve karşılıklı çatışma potansiyelleri oluşturmaktadır. içeride insanlar tekçi yapılanışlara zorlanmakta, değişim arayan  dinamiklerinin  demokratik refleks gelişimi kadük bırakılmak istenmektedir.”Evet “ bloğu hızla tek tip mezhebsel faşizan  bir yapılanışa doğru evrilirken kendi içinde de bölünmeler ve kargaşalar yaşamaya başlamıştır.AKP elitleri ve  devlet makamlarınca itaate zorlanan  tüm kesimler gibi destekleyici tabanı da huzursuz, geçmişte kendi  içinde taşıdığı farklı eğilimler ise hızla ayrışmaktadır. Sarmaş dolaş oldukları “Fetöcü yapının” siyasi ayağı tartışmaları ile ayyuka çıkan “EVETçi bloktaki bölünmeler” kaçınılmazdır. “HAYIR bloğu” Türkiye’nin tüm muhalif ve gelişimci eğilimlerini ortak bir cihette buluşturmuş olmasına rağmen  kendi içinde  ritmi yüksek bir yürüyüş oluşturamamıştır. Tüm enelleme ve baskılara rağmen EVET oyları %40 civarına çakılmış , tüm iç ve dış yapay kavgalara rağmen gelişimi eğimi aşağı yönlüdür. Bu trendin sürmesinden kaygı duyan  aktör senaristler Avrupa ile yaptığı kurgu çatışma ile  içeride ve dışarıda kavgalı bir iktidar görüntüsü ortaya çıkarmıştır. Ekonomik krizin yakıcı etkisini günbegün derinden yaşayan geniş toplum kesimleri bu tutumlardan oldukça rahatsızdır. İçeride terminatör,dışarıdan dışlanma ve baskılanma ile bunalan toplumsal direnç kümelenmeleri  yay gibi gerilmektedir. “Evet yada hayır kampanyası” sürdüren arkaik aktörlerin “gaf ve seviyesiz “ polemikleri ise genelde  insanlardan tasvip görmemektedir. Bu seviyesizlik ile  toplumsal gelişim sürecinin demokratik muhtevasında sağlıklı bir gelişim zor görünmektedir. Bu boğuntuya ve kısır çekişmelere düşmemek geleceğin kapsayıcı vicdani politik yeni aktörleri için elzemdir.
Evetleme sonucu “ millet iradesinin” yokluğu ve PADİŞAH’lık koltuğudur…
Burada “hayır ve evetçi “ bloklaşmanın farklı argümanların propaganda metinlerinin resmini sunacağız.IMG_20170317_190045IMG_20170317_185930

Resimlerde bold işaretli yerlere bakıldığında yüz eli yıllık meclisleşme geleneğinin yerle bir edildiği                                  “ Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi “ övgüsü iradenin ve yetkinin tek bir  kişide toplanmasını  formüle ediyor. Hayır argümanları yetrsiz de olsa demokratik refleks ile toplumsalda  uyumlu  değişim arıyor.
Hür bir dünyada karnı tok ,başı dik ,huzurlu bir yaşam…
Dünya uzun sürecek bir devrime gebedir. Bunun tüm işaretlerini emperyal devletlerin diplomatik manevraların örtük savaş naraları arasından çıkarabiliriz. “Trumpi politikalar” ve “Putuni tehditler” arasında  Avrupa’dan da çeşitli figürlerin şeytani dansını izlemekteyiz. Asya’nın derinliklerinden gelişen yeni yaşam tarzı ve hakça düzen arayışının akışı dünyanın dönencelerinde aydınlık geleceğe doğru evrilmektedir. Afrika’dan Amerika’ya , Avrupa’dan Asya’ya ve tüm yeryüzüne Ortadoğu’da ve Ukrayna’da devam eden devletler çatışması ,İsrail ,İran ve Kuzey Kore ile biriken gerilim kısaca müeses nizamın egemenliği her alanda  hızla bozulmaktadır. İnsanlık bir nebze huzur , hakça bir lokma ve insanlık onuru ile dolu bir yaşam aramaktadır.Tüm Halik olmuşların uyumlu birlikteliği içinde farkındalığın uylaşımlarla ahenkleştirildiği hakça bir toplumsal düzenin olgun kurucu iradesi  ortaya çıkacak ve gençliğin dinamik gücü ile  ergeç birleşecektir…İnşallah,  hep beraber sabırla selamete ereriz,  sulhiyet dileklerimle atiye baki selamlar…

Pin It

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>