İkna temeli Tartışmalar için…/Orhan Karakuş

ben ve atatürk

Sulh ve hakkaniyet cephesi...
Yerleşik yaşam ve kamusal alandaki her şey ile birlikte kurulu tüm dünya düzenlerinin alt üst olduğu bu zamanlarda sulh ve hakkaniyetli yaşayışı razılıkla kuracak vicdani bir rotaya ve hedefi net bir fikri tefekküre ihtiyacımız vardır.Günümüzde nefsi mülkiyetçi yapısal tüm formların ekonomik sosyal ve siyasal organizasyon biçimleri iflas etmiş,sömürü ve hükümranlığını sürdürebilmek için tüm coğrafyalarda savaşlar çıkartılmakta , sağlık ,güvenlik ve eğitim başta olmak üzere otomotiv ve yapı sektörlerindeki rantiyecilik ile ekosistemin doğal gidişatı tüm alanlarda tahrip edilmektedir.Bu insanlığın tüm toplumsal dokulardaki çıkmazıdır.Ülkemiz Türkiye’de yakın coğrafyamız insanlarının içine düşürülen ortama çekilmiş( Ortadoğu ve Suriye açmazı) etnisite ve inanış çeşitlilikleri birbirine karşı konumlandırılıp provoke edilerek kanlı çatışmalara itilmiştir.Yeryüzünde tüm halik olmuşların doğal yaşam hakkı yanında toplumların sulh ve huzuru temel meselemizdir.Bu çıkmaz ve açmazlarının temel nedeni işleyiş düzeneği ile özel mülkiyetçi sistemin finans ve üretim tröstlerinin vahşi sömürüsünü sürdürecek ekonomik ve siyasi ihtiyaçlarıdır.Bu düzene tamamen karşı cepheden bir sathı duruş gereklidir. Tüm dünyada bu temel meselenin çözümü için yakıcı ihtiyacımız; etkin ve özgür bireye dayalı yakın coğrafyaların dayanışması ile organize olabilecek dokusal geçirgen sulh ve hakkaniyet cephesidir.
Toplumcu yurtsever hareket dinamizmi…
Yapılan uluslararası zirvelerin ,diplomatik temasların ve vekaletli yada açık operasyonların temelinde gizli yada açık kritik madde kaynakları ile jeopolitik istikametlerin talanı ve işgali vardır.Türkiye’de “fetocu cunta girişimi” ile yapılan 15 Temmuz darbe girişimi bir emperyalist yapıların bir senaryosu olup; Asya’nın işgali için Türkiye kalesinin istikrarsızlığa düşürülmesi ve süreçte amaca mahdut yapılandırılmasıdır.(bknz.Harpler darbelerle devam edecek/Orhan Karakuş…www.okuyay.net)Bunun şimdilik güvenlik boyutu ile boşa düşürülmesi (Yurtsever subayların ve Milli istihbaratın karşı hamleleri ile sonradan dayanak olarak darbeye karşı oluşan toplumsal refleks) ile beşeri coğrafyamızdan ağrı bir direnç ve hakkaniyetli bir duruş oluşturma çabasıdır.Bu işgale yönelik siyasi yapıda kısmi bir ortaklaşma oluşunca T.C. devleti olayların temelindeki kendi “beka meselesini “okumuş(Rusya ve İran’ın onayı ile) Suriye hattına cephe açmıştır.Diktacı bir yönelim içinde olan ilmi siyasetçi Tayyip Erdoğan ve Akp’deki elit siyasiyapı (içi- dışı fetocu kaynamaktadır)bunu kendileri için bir lütuf olarak haneye yazıp devleti ve toplumu OHAL kararnameleri ile “sıfırdan düzenlemeye” çalışmaktadırlar.Kazın ayağı öyle değil, hesabını bilmeyen kasaba dönmüşler ve toplumun tüm kesimlerinde derin şüphe oluşturmuşlar ve meşru kamu otoritesini darp altına alıp kendileri de dahil tüm siyasi yapıları kargaşaya sürüklemektedirler. Ülkemiz dıştan kuşatılmış ve içteki aymazlıkla kaşınan etnisite ve inanış yarılması üst boyutlara çıkarılmış fitne fesat kıvılcımları ile hızla tutuşturulacak bir “iç savaş ortamına” gelinmiştir. Bu vaziyetin ağır şartlarında menşei ve siyasi görüş farklılıkları bir tarafa itilerek yurdun bütünlüğü ve toplumun dirliği aynı zamanda Asya’nın coğrafi ve beşeri direnişini de öremeye katkı verecek toplumcu yurtsever bir hareket dinamizmi oluşturmak görevdir.

Doğrudan demokrasi herkesin katılımına açık bir yaşam tarzıdır…
Son yıllarda sürdürülen ve emperyalist odakların ekmeğine yağ süren idari mali ve kültürel uygulamalar ile toplumsal yapılanışın kader birliği ve ilişkilerin güven boyutu tahrip edilmiştir.Hırlı ve fetbaz konu- komşu sosyal dokuda , liyakatsiz amir -memur idari yapıda , naylon üye -yönetici siyasi yapıda bir iç gerilim boşalmasına düşmüş , herkes şaşkınlık içindedir ve her çevresel doku birbirinden işkillenmektedir.Bu ülkede sıkıntılı bir kaos halidir, üç adım sonrası dallanma ve çatışmalardır.Bunu aşmanın yolu sosyal dokudaki komşuluk hakkı, hakkaniyetli davranışla kul hakkını gözetmek ve toplumsal rıza için helalleşmeyi yaşamda başat kılmaktır.Bunun örgüsel ve örgün yapılanışı ocak ve bucaktaki dar mahalli yaşam alanlarında; sokak , köy,işyeri ,mesleki formlar v.b … sahada sıklaştırılmış samimi merhabalarla içinde bulunulan durumu birlikte anlamak ve bu ortamlardan çıkış için omuz omuza sabırla yol yürümek gereklidir. Buna uygun formda; doğal gidişattaki üretimi destekleyen ve kamusal mülkiyeti önemseyen politik yapı yoktur. Ve nefsi mülkiyetçi düzende olması da beklenmemelidir. Bu düzeni aşacak doğru araç herkesin kendi ülkesinde bizde ise T.C.’de yurttaşlık hukukuna saygı gösteren, insan haklarını ve ekosistem duyarlılığını odağına alan vicdani politik bir harekettir. Bu hareket iç işleyiş ve karar süreçlerinde telekomünikasyon ve internet iletişim kanallarını ve ortamlarını verimli kullanarak doğrudan demokrasiyi toplumsal potensia akışına uygun modellemelerle yaşama geçirmelidir. Böyle bir modellemede doğadaki gelişimin bir formu olan insandaki merkezi sinir sistemin alt ve üst sinyal sistemlerin işleyişi örnek olarak alınabilinir.Toplumsalda ortaklaşa yaşayış( aşevi, kültürel evi, imarethane, kamusalda baskın ve çıkıntı olmayan ibadethane) ve toplumsal mülkiyete dayalı temel ihtiyaçları gideren üretim sektörlerine sahip bu modellemede:Doğrudan demokrasiyi örgüsel form olarak içselleştiren, seçenlerin seçilenleri geri çağırma, görev sürelerini dönüşümlü zaman sürelerinde tamamlayan, eylemli süreçlerle kendi mecrasında yenilenen, yaş ortalaması ağırlıklı olarak gençleri kapsama alan, karar süreçlerinde bilimsel araştırma yöntemli destek sistemleri kuran, kamuoyunda eğilim yoklamaları ve daraltılmış halk oylaması ile yöresel karaları yaşam geçiren bir yapı için işleyişte kurallar olabilir.
Laik –doğrudan demokratik bir toplum devleti…
Toplumsal hayatın çeşitli kesim ve bireysel yaşamın değişik alanlarında doğrudan demokratik örgütlenme formunu kurmak için alttan gelişen istenç kadar üsten form verecek bir irade birlikte taşınmalıdır.Tüketim alışkanlıklarına göre biçimlenen bireysel güdülerin üretim ve eser yaratmaya yönelik istence dönüşümü bir kültürel devrimi gerekli kılar. Bilim, ilim ,edebiyat ve sanat alanları ile desteklenen bu kültürel dönüşüm mevcut okul sistematiğinin ezberci müfredat ve hiyareşişik yapısında oluşturulamaz. Eğitim ve üretimin birlikte içselleşmesi toplumsal hafızamızda “köy enstitüsü” özgün çabası ile vardır. Aş ve iş kaygısının çözümlenebileceği bu kollektivitenin günümüzde yansısı olarak doğaya uyumlu teknik donanımlı organik üretim birimleri kurulabilir. Öte yandan üretimin tasarımı ve ara hizmet sektörlerindeki yerel ve genel kamu kurumlarına dayalı iktisadi teşekküller , işgücünün eğitselini de kapsayacak bir model oluşturması düşünülebilinir. Bu temele bağlı olarak toplumlarda sulh ve huzurun tesis edilmesi sonucu güvenlik boyutunun müşfik hassasiyetiyle toplumun dokusal kaynaşması ve genel uyum birlikteliğine adapte edilmesi terörizm batağını da kurutacaktır. Ayrıca savaş ve yan sanayisinin dünya genelinde yok edilmesi hedefleri de bölgesel ölçeklerde örülecek bu sathı cephenin programı olmalıdır. Ayrıca bu cephe bir taraftan harp kaynaklarını bertaraf etmeyi yaşama geçirirken diğer yandan sulh sağlayıcı işlevle sorunları çözmeyi de hedeflemelidir. Bu temel yaklaşımları uhdesine alan toplumcu bir hareket tarihsel süreçte toplumdan üstte olan devlet formundan toplumla iç içe devlet formuna geçişi sağlamalıdır. Bunu hedefleyecek yukarıda modellemesi sunulan doğrudan demokrasi ilkesinin örülmesidir ki: ana şiarı laik-doğrudan demokratik toplum devletidir…Devletin toplumla iç- içe geçmesi meselesinin çözümü ülkelerde sosyal dönüşümün sağlayacak bir üst yapı kurumu olarak özel mülkiyeti koruyan devlet işlevini tersindirecektir. Nefsi mülkiyetçi düzende baskı ve zor aygıtı olan bu devlet ; rızaya dayalı formu ile üretim ve bölüşümü düzenleyici ve gözlemleyici örgün bir yapıya oturacaktır…Baki selamlar…

Pin It

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>