Ahi Cumhuriyeti’nden TBMM’ye

buzul eriyor

Geçmiş zaman,
‘Ahi Cumhuriyeti’nden ‘Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne…

“Erken Osmanlı sultanlarının
Hacı Bektaş’ın öğretilerine onun çağdaşı olan ataları
Ertuğrul Gazi döneminden itibaren aşina oldukları anlaşılıyor.

Hacı Bektaş’ın ‘Makalat’ında ki öğretileri:
hem tam da bir savaşçı sınıfın ihtiyaç duyduğu şekilde şehitlik kavramını yüceltiyor,
hem de İslam’ı kolayca anlaşılır hale getirerek
Hristiyan doğmuş çocukların Müslümanlaştırılması sorunu için mükemmel bir cevap teşkil ediyordu.

Dolayısıyla I. Murad açısından
devşirmelerden oluşan yeni ordunun
Müslüman olmasını sağlayacak düzeni icat etmesine gerek kalmamış,
Ahiliğin tören, ritüel, giyim kuşam gibi gelenekleri ile Hacı Bektaş’ın öğretilerini birleştirmesi yeterli olmuştu. (1)

Diğer taraftan 13.yüzyılda
Anadolu Beylikleri döneminde
Ankara ve civarında ‘Ankara Ahi Devleti’ hükümrandır.
Lonca düzeni ve işleyişinden dolayı da bugünkü cumhuriyet düzenini andırır.
Ve de
Osmanoğulları ile savaşa yol açmayan ilişkiler içerisindedir.

Osmanoğulları’nın
hem Hacı Bektaş, hem de Ahi teşkilatı (Ede Bali) ile yakın ilişkisi Osmanlının yeni bir devlet oluşumunda etkili olur. (2)

Orhan Gazi’nin oğlu I. Murad’ın ise,
“Ahilik icazeti” verme yetkisine sahip seviyede bir ‘Ahi’ oluşu da (3)
Osmanoğulları ile Ahilik (Ankara) arasında, Beylikler arası savaşlar benzeri çatışmalara yol açmaz.

Ve bu durum,
Ankara Ahi Devleti’nin
bir Ahi Şeyhi olan I. Murad tahta çıktığında,
Ankara Kalesi’nin savaşmadan Osmanlıya 1361’de teslimine yol açar. (4)

Ankara Ahi Devleti ise
1361’de verdiği bu emaneti,
1923’te savaşarak bir anlamda yeniden kazanabilmiştir.

Ve de
Ankara’da kurulan
Türkiye Büyük Millet Meclisi
bu Ahi Cumhuriyetinin bir devamı gibidir…

(1) Erdal Küçükyalçın, “Turna’nın Kalbi, Yeniçeri Yoldaşlığı ve Bektaşilik”, 3.baskı, Boğaziçi Üniversitesi Yayını, İstanbul, 2013, s. 44
(2) Elvan Çelebi, “Menkıbu’l Kudsiyye Fi Menasıbi’l Ünsiyye, Baba İlyas’ı Horasani ve Sülalesinin Menkabevi Tarihi”, haz.: İsmail. E. Erünsal, Ahmet Yaşar Ocak, TTK, 1995, Ankara, s. 169-170
(3) İsmail Hakkı Uzunçarşılı, “Kapıkulu Ocakları”, Cilt. I, TTK Yayını, Ankara, 1988, s. 147
(4) “Kitab-ı Cihan-Nüma-Neşri Tarihi”, Mehmet Neşri, Faik Reşid Unat, Mehmed A. Köymen (ed.), TTK Yayını, Ankara, 1987, s. 55
Küçükyalçın, a.g.e. s. 41-43

Orhan Karakuş iyi bağlanmış… yol devam edecek bu badirede atlatılacaktır….

Pin It

One thought on “Ahi Cumhuriyeti’nden TBMM’ye

  1. Gurani dost yeri geldi ifade edeyim…Daha dün doğrudan demokrasi broşürü hazırlayan bir arkadaşa kapsamlı eleştirilerimi sunarken Ahilik meselesi gündeme geldi… Andoluda ahiliğinin emeği nakş etme ruhuna bakmak lazım orada kademeli bir saygı üzerinden ustanın cırağı ile övüncünü:” o benden daha usta oldu” yaklaşımında bulabiliriz… İnsanların inanış kıymetinde Şeyh gerçek ise mürit şeyhi hemhalinde var edip tüm postları deler dedim…”.Yunus bir şey söylemiiş hiç bir şeye benzemez…bir sinek bir kartalı salladı urdu yere yalan değil gerçektir bende gördüm tozunu”.. Yunus Emre’den bir kaç beyit dile getirdim… … ve devamla bugün Hacı Bektaş “poştininde” oturanları mürşidi kamil olarak görmüyorum… bunlar nefsi alemde hiyararşiyi sever ve şakşakçılık yaparlar…”dedim…baki selamlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>